Madımak katliamı
Sivas Madımak Katliamı’nın 39. yıldönümünde katliamda sorumluluğu olan ve davanın cezasızlıkla sonuçlanmasında rolü olan bütün kesimleri bir kez daha şiddetle kınıyoruz!

2 Temmuz 1993 tarihinde, Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen devrimci, sosyalist, yurtsever, aydın ve ilerici 33 insanımızı saygıyla anıyoruz!

İnancın, bilincin ve direncin ölmez simgesi olan Pir Sultan Abdal’ı anma etkinliğinde yakılarak katledilen aydın, sanatçı, yazarların çoğunluğu Alevi olması nedeniyle, özelde Alevi halkımıza karşı planlanmış bir katliamdı.

Hrant Ding, Tahir Elçi, Musa Anter, Roboski, Diyarbakır ve Gar patlamaları v.s gibi yüzlerce olaylardan dolayı failleri çok iyi tanıyoruz. Halklarımız; farklılıklara tahammülü olmadığı için katleden bir devlet zihniyetle karşı karşıya olduğunu artık çok net biliyor! “Muhteşem operasyonlar” tertipleme üzerinden rejimin elini rahatlatma da ustalaşan Özel Harp Dairesi’nin Sivas Katliamı’nın da arka planında yer aldığına inanıyoruz!

Valinin katliam sonrası İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği raporda; olayın gerçekleştiği günün akşamına kadar Madımak Oteli’nin önünde biriken 15 bin saldırganın hiçbir bir aşamada dağıtılmaması, birikmesine göz yumulması… Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in, “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” ifadesiyle 33 canı yakanlara sahip çıkması… Ankara 1 Nolu DGM Savcısı’nın iddianamede saldırgan güruhun “kışkırtılmış” hale gelmesini “eylemin hazırlayıcı sebepleri arasında Aziz Nesin’in dine karşı tutum ve davranışları”na dayandırarak bu eylemin “aniden gelişen”, “örgütlü olmadığına” yer verme çabası… Davanın esas faillerinin açığa çıkmaması için iktidarların yargısı tarafından zaman aşımına uğratılmasına… Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da “milletimize hayırlı olsun” diyerek sahiplenilmesi gibi söylemlerin tümü olayın arkasında devletin olduğunu ispatlamaktadır.

Sivas Madımak Katliamı’nın 39. yıldönümünde katliamda sorumluluğu olan ve davanın cezasızlıkla sonuçlanmasında rolü olan bütün kesimleri bir kez daha şiddetle kınıyoruz!

Ama ne yaparlarsa yapsınlar! Halklarımız, sömürgeci rejimin kutuplaştırma siyasetine karşı zenginliğimiz olan tüm farklılığımızla birlikte tutum alarak karanlığa teslim olmayacaktır. Zaman aşımına uğratılsa dahi, Sivas Madımak Katliamı dâhil, insanlığa karşı işlenen bütün suçlar Türkiye ve Kürdistan halklarının yüreğinde ve bilincinde her daim yer alarak devletten hesabı sorulmaya devam edilecektir.  

Partimiz; bütün bu katliamların esas sorumlusu olan kapitalist devlet ve sermaye düzeninden hesap sormak ve zengin farklılığımızla barışın, emeğin egemen olduğu sosyalist bir düzeni oluşturmak adına halklarımızı örgütlü mücadeleye çağırır!

 2 Temmuz 2022

Kürdistan Komünist Partisi – KKP

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.