Rojava, İran ve Ekonomik Kriz Gündemi I KKP Parti Meclisi Şubat 2026 Sonuç Bildirisi

Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Parti Meclisi, 15 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği olağan toplantısının ardından sonuç bildirisini kamuoyuyla paylaştı.

Bölgesel savaşların derinleştiği, ekonomik krizin emekçi sınıflar üzerindeki yıkıcı etkilerinin arttığı ve Kürdistan’ın dört parçasında siyasal gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde toplanan Parti Meclisi; Rojava’daki gelişmelerden İran’daki halk ayaklanmasına, çözüm süreci tartışmalarından Türkiye’deki ekonomik krize kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

KKP Parti Meclisi, yayımladığı bildiride emperyalist müdahalelere, Kürdistan üzerindeki işgallere, demokratik hakların gaspına ve emekçilerin yoksullaştırılmasına karşı mücadele çağrısını yineledi.

Aşağıda KKP Parti Meclisi’nin Şubat 2026 tarihli toplantı sonuç bildirisi yer almaktadır.

KKP PARTİ MECLİSİ ŞUBAT 2026 TOPLANTI SONUÇ BİLDİRİSİ

KKP Parti Meclisi’nin, Şubat 2026 olağan toplantısı gündemindeki siyasal, örgütsel meseleler üzerinde yaptığı çalışmayı başarıyla gerçekleştirdi. İçeride ve Kürdistan merkezli Bölge ile uluslararası alanda ekonomik kriz eşliğinde ciddi çatışma ve gerilimlerin yaşandığı, Kürdistan özelinde başta Rojava Kürdistan’ında olmak üzere önemli riskleri ve fırsatları barındıran yeni gelişmelerin olduğu süreçte toplanan KKP PM aşağıdaki tespit ve çağrıları kamuoyu ile paylaşır.

*Küremizde, güçlü olanın hukuksuzluğu sürüyor…

Latin Amerika, Asya, Kürdistan merkezli Ortadoğu ve Afrika’da gerilim ve bölgesel savaşlar devam ediyor. Güçlü olan orman kanunu uyguluyor. Putin liderliğindeki Rus emperyalizmi önce Gürcistan’ı üçe parçaladı ardından Ukrayna işgalini sürdürüyor. Sömürgeci devletler, başka ülkelerin hukukunu bile tanımadan başta Rojava ve Federal Kürdistan’da olmak üzere Kürdistan işgallerini sürdürüyorlar. Trump başkanlığındaki ABD emperyalizmi Asya, Kanada, Grönland, Gazze…. yani Dünyayı istiyor. Venezuela lideri Nicolas Maduro ve eşini ülkesinden-evinden askeri operasyonla kaçırması, küresel haydutluğun çıplak adımı. Neoliberal vahşi kapitalizm küresel düzlemde aşılmadan emperyalist kapitalist haydutluk ağırlaşarak devam edecektir.

KKP Parti Meclisi; Maduro’yu savunmaz ama kural tanımaz ABD haydutluğunu da reddeder. İşgalcilerin, Kürdistan ve Gazze üzerindeki işgallerinin son bulması için bölge halklarını ve uluslararası kurum ve kuruluşları mücadele etmeye çağırır.

*Suriye ve Rojava Kürdistan’ında yaşananları değerlendiren KKP Parti Meclisi; 5 Ocak 2026 tarihli Paris görüşmelerinde Özerk Rojava’nın statüsüne karşı gerçekleşen uzlaşmayı şiddetle kınar. 10 Mart ve 1 Nisan 2025 anlaşmalarını tanımayıp 5 Ocak Paris görüşmelerinden aldığı destekle Rojava’da Kürt halkına tasfiyeyi dayatan HTŞ hükümeti ve arkasındaki Ankara Hükümeti olduğunu belirtir. Türkiye’nin “Kürtler kaybetsin de kim kazanırsa kazansın” siyasetiyle Özerk Rojava karşıtlığı temelinde İsrail ve ABD uzlaşmasının dört parça ve diasporada Kürt halkını derinden yaraladığını; içeride bir yıldan beri yürütülen “Çözüm” sürecini ciddi baskıladığını; bu politika ve uygulamaların halkların eşitliği hukukunda kırılganlıklar yarattığının altını çizer.

Kobani-Rojava’ya başlatılan kuşatma ve saldırıya karşı dört parça ve diasporada “Rojava Rojhilat’a Kurdistan Yek Welat e” şiarıyla ayağa kalkan halkımızın büyük direnişini ve dayanışmada bulunan dostlarımızı selamlar. Kürdistan Federal Hükümeti ve siyasal partilerinin tutum ve çabalarının altını çizer, ulusal birlik bilinciyle gösterdikleri dayanışmanın çok önemli olduğunu belirtir. Rojava Kürdistan’ında halkımızın özerklik statüsünü koruma hedefi tam gerçekleşmedi ama HTŞ Hükümeti ve arkasındaki güçlerin de istedikleri tam olmadı. Rojava halkımız; dört parçadaki halkımızın ve uluslararası dostlarının destek ve dayanışmasıyla uzun soluklu özerklik statüsünü resmileştirme mücadelesini sürdürecektir.

*KKP Parti Meclisi; sömürgeci güçlerin “aman ha Irak deneyimi Suriye’de tekrarlanmasın” diyerek yaşadıkları Federal Kürdistan Bölgesi sendromunun beraberinde ciddi tehlikeler barındırdığını belirtir. Kürdistan Federal Hükümeti ve siyasal partilerini gerek yüzleştikleri bu tehlike ve gerekse gündeme gelecek muhtemel fırsatları lehine çevirebilmek için; bir an evvel yeni hükümeti kurmaya, Peşmerge’nin tek ulusal orduda tam birliğinin gerçekleştirmeye çağırır.

*28 Aralık 2025’te İran’da halkların teokratik rejim karşıtı ayaklanmasını selamlar ve bu kez başarmalarını diliyor ve inanıyoruz. Direnişin 49. gününde; 6 binden fazla insanı katleden (ki binlerce insanın akıbeti halen belirsiz), 200 binden fazlasını yaralayan, on binlerce direnişçiyi tutuklayan ve bu tutuklama furyasını devam ettiren rejimi lanetler. Teokratik rejimin iktidarını artık bu kan gölü üzerinde sürdüremeyeceğini, uzatmalara oynadığını, bu rejimi yıllardır ayakta tutanın gücü değil alternatifsizlik olduğunun altını çizer. Doğu Kürdistan halkımızı ulusal birliğini kalıcı sağlayarak gelişmelere hazır olmaya ve İran halkları ile birlikte “Ne teokratik rejim ne de Şah Monarşisi” şiarıyla alternatif iktidar yaratmaya çağırır.

*KKP Parti Meclisi, bir yıldır sürdürülen Çözüm Sürecinde; silahların kalıcı susmasıyla sivil siyasetin güçleneceği zeminde Kürt meselesinin barışçıl çözüm koşullarının yaratılmasını destekledi, destekler. Bununla birlikte meselenin adının, Kürt Meselesini Çözüm Komisyonu konulmamasını ve içeriğini Kürt meselesinin kendisinin çözümünden uzak sadece Kürdistan meselesinin bazı sonuçlarıyla sınırlı tutan yaklaşımı ise eleştirdi. Halkımız; Çözüm Sürecinde artık söz değil somut adımların atılmasını bekliyor. Komisyonun Meclise yasalaşması için göndereceği tasarıları içerecek raporun; Kürt meselesinin sadece sonuçlarını ortadan kaldırmakla yetinmeyip esas meselenin kalıcı çözümü yönünde tasarıları sunmasını bekliyor ve talep ediyor. Umut hakkının tanınması, Demirtaş ve Kobani davası tutsaklarının bırakılması, kayyum uygulamalarına yasal olarak son verilmesi, dağdan inecek binlerce PKK’liye siyasal ve sosyal yaşam alanlarının sağlanması… adımlarının atılmasını destekler ama bunların Kürt meselesinin çözümü olmadığının altını çizer. Bu acil ve hukuki adımlarla birlikte Anayasada Kürt milletinin varlığının tanınması ve Kürt diliyle ilkokuldan üniversiteye eğitim hakkının anayasal güvenceye alınmasını istiyor.

*Ekonomik kriz ve sosyal sonuçlarını görüşen KKP Parti Meclisi;

2026 yılının işçiler, emekliler, memurlar ve küçük üreticiler için zor bir yıl olacağını belirler. 2026 yılı için açıklanan %27 zam ile ulaşılan 28.075 TL aylık asgari ücret zaten açlık sınırının altında kalmıştı. Hükümet sözcülerinin “İşçiyi, emekliyi, memuru enflasyona ezdirmedik” sözleri yalan bir propagandadan ibaret! Bir işçinin iki çocuğu ve eşiyle 4 kişilik ailenin sadece aylık gıda masrafı şimdiden 30 bin TL’yi geçti. Yani belirlenen asgari ücret ve emekliye verilen zam sefalet ücreti bile değil. İşçilerin aş-iş mücadelesi ile halkımızın ulusal özgürlüğü ayrılmaz bir bütün oluşturur. Silahların susması, Kürt meselesinin çözümü ve barışın kalıcılaşmasıyla savaş bütçesi küçülür, işçi ve emekçiye ayrılacak pay büyür.

KKP Parti Meclisi; işçi, işsiz, emekli, küçük çiftçi, evsizler, öğrenciler, kadınlar, geleceksiz bırakılanları “hak verilmez alınır” tarihsel bilinciyle örgütlü mücadeleyi geliştirmeye çağırır.

16 Şubat 2026

KKP Parti Meclisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir