Kürtlere teslimiyet dayatması kırıldı

DSG ile Şam Hükümeti arasında imzalanan anlaşma dair KKP'in değerlendirmesi.

DSG ile Şam Hükümeti arasında imzalanan 29 Ocak 2026 tarihli anlaşma, Kürt halkına dayatılan teslimiyet planını boşa çıkarmış; Rojava Kürdistan’ında kazanımların korunması ve ademi merkeziyetçi bir Suriye mücadelesinin yeni bir evreye girmesini sağlamıştır. KKP, bu süreci uzun soluklu mücadelenin başlangıcı olarak değerlendirmektedir.

DSG Şam Anlaşması: Teslimiyet Dayatması Kırıldı: Mücadele Yeni Bir Evreye Girdi! 

29 Ocak 2026’da DSG ile Şam Hükümeti arasında bir anlaşma imzalandı. Varılan anlaşma, hiç kimsenin istediği gibi olmadı! Ne Rojava Kürdistan’ı halkı için, ne Suriye Hükümeti için ne de Türkiye devleti için. 

Türkiye ve desteklediği Şam Geçici Hükümeti, Kürt halkına teslimiyeti dayattı. Siyasi, idari, askerî hiçbir kurumsal varlık olmadan Suriye Hükümeti’ne “bireysel entegrasyonu” dayattılar. Bu dayatma kırıldı; Kürt halkını bireysel olarak Selefi cihadistlerin inisiyatifine bırakmayı amaçlayan plan tutmadı, sömürgecilerin hevesleri kursaklarında kaldı. Bunu önemli buluyoruz. 

Rojava halkı da var olan idari, askerî ve sosyal kurumlarıyla, kazanımlarıyla Suriye’nin güçlü bir bileşeni olamadı; ancak zayıf da olsa Kürtler artık resmen idari, askerî ve siyasi olarak Suriye Devleti’nin bir bileşenidir. Kürtlerin tümüyle savunmasız bırakılması planı da kırıldı; çünkü SDG’nin dört tugayla da olsa Suriye Ordusu’nda yer alması önemlidir. 

Ayrıca en büyük kazanım olarak Rojava Kürdistan’ı savunulurken, milyonlarla Kürt halkının ulusal bayraklarıyla meydanlarda olması; “Rojava, Rojhilat ê Kurdistan yek welat e!”, “Yek e, yeke e; Kurdistan yek welat e!” sloganları ve Kürt halkının uluslararası dost halkasının güçlenmesiyle, iki Kürdistan parçası üzerinden ulusal birliğin güçlenmesi… Bunlar sadece Rojava için değil, dört parça Kürdistan için de önemli kazanımlardır. 

Rojava Kürdistan’ı, coğrafik olarak zaten Esad rejiminin “Arap Kemeri” politikası nedeniyle parçalı hâle getirilmişti. Son durumla bu parçalı hâl daha da ağırlaştırıldı ki bunun baş sorumlusu Türkiye’dir. Ancak bunun geçici olduğuna inanıyoruz. Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê–Kobanî–Hasekê–Qamişlo–Dêrika Hemko… Kürt kentlerinin coğrafi bütünlüğünün sağlanması, önümüzdeki mücadele sürecinin görevleri arasında olacaktır. 

KKP olarak; Rojava Kürdistan’ında daha fazla can ve mal kaybının önlenmesi için Özerk Yönetimin müzakere ve diyaloğa dayalı çözüme varmasını önemli buluyor ve destekliyoruz. Bu anlaşmayı, ulaşılmış son durak değil, uzun bir yürüyüşün başlangıcı olarak görüyoruz. Şam Hükümeti destekçileri ne yaparlarsa yapsınlar, üniter bir Suriye’ye dönüş olmayacaktır; çünkü bu anlaşma ile ademi merkeziyetçi bir Suriye’ye gidişin ilk adımları atılmıştır. Bu adımların izinde, şu ya da bu şekilde, Dürzi ve Nusayri halkı da yürüyecektir. 

Asıl mücadele bundan sonra başlıyor! 

Rojava Kürdistan’ı halkının önünde uzun bir yol var. Rojava Kürt siyaseti, “ben sınırlı da olsa kazanım elde ettim ve varlığımızı koruduk” demekle yetinmeden; Suriye’de başta Dürzi, Alevi ve Hıristiyan halklar olmak üzere ilişkilerini düne göre daha fazla geliştirmelidir. Çünkü bu Selefi cihadist grubun hem ne yapacağı hem de geleceği belirsizdir. Bu nedenle: 

  • Varılan anlaşma ile elde edilen kazanımlar mutlaka Anayasa ile güvenceye alınmalıdır. 
  • Anlaşmada, başta Kürt dili alanında olmak üzere, var olan belirsizliklerin hızla giderilerek yasal güvenceye alınması önemli bir diğer hedeftir. 
  • Suriye’deki HTŞ rejiminin genel olarak demokratikleştirilmesi çok zor olsa da mücadele edilmesi gereken bir diğer hedef olmalıdır. Genel olarak demokrasinin güçlendirilmesi, başta Kürt, Dürzi ve Alevi halkları olmak üzere Suriye halklarının yararına olacaktır. 
  • Rojava iç siyasal ittifakının sağlanması bugün daha da önemli hâle gelmiştir. Tem-Dem ile ENKS arasında 26 Nisan 2025’te varılan anlaşmaya sadık kalınarak iç ulusal birlik kalıcılaştırılmalıdır. 
  • Yaşananlardan da görüldü ki Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Rojava Kürdistan’ı arasındaki ilişkiler yaşamsaldır. KKP olarak, Özerk Rojava ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasındaki ulusal ittifakın günübirlik taktik değil, stratejik olarak kalıcılaştırılmasını savunduk. 

Rojava Kürdistan’ındaki kazanımları ortadan kaldırmak hedefiyle varılan uzlaşmanın etkisi, Kürdistan halkının ayağa kalkması ve dostlarının desteğiyle önemli oranda zayıflatılmıştır. 

Başta Rojava Kürdistan’ı olmak üzere, dört parça Kürdistan’daki ve diasporadaki halkımıza; Federal Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ne, halklarına ve siyasal partilerine ve Kürt halkının uluslararası dostlarına sonsuz teşekkürler. 

Partîya Komunîsta Kurdistan – KKP 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir