Savaşlara, işgallere ve sömürüye karşı halkların barış mücadelesini büyütelim!
Kürdistan Komünist Partisi (KKP), 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, emperyalist savaşlara, işgallere ve kapitalist sömürü düzenine karşı halkların ortak mücadelesini büyütme çağrısı yaptı.

1 Eylül Dünya Barış Günü, barışa hasret halklar için savaşların, işgallerin ve baskı politikalarının son bulması yönündeki ortak iradenin ifadesidir. Ancak bugün dünyanın birçok bölgesinde savaşlar, çatışmalar ve zoraki göçler devam etmekte; halklar ölüm, yıkım, yoksulluk ve açlıkla karşı karşıya bırakılmaktadır. Emperyalist güçlerin hegemonya mücadeleleri, silah tekellerinin çıkarları ve kapitalist sistemin derinleşen krizleri, savaş tehlikesini daha da büyütmektedir.

Kürdistan ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde sürdürülen savaş politikalarının bedelini işçiler, emekçiler, kadınlar, çocuklar ve yoksul halklar ödemektedir. Savaşın yol açtığı yıkım yalnızca cephelerde değil; kentlerde, köylerde, işyerlerinde ve göç yollarında da yaşanmaktadır. Halkların iradesini yok sayan, demokratik hakları gasp eden ve farklı halkların varlığına düşmanlık üzerinden siyaset yürüten anlayışlar, barışın önündeki en büyük engellerdir.

İran ile ABD-İsrail arasındaki savaş doğrudan Rojhilat Kürdistanı’nı hedef alan tehditleri de beraberinde getirmektedir. Emperyalist müdahaleler ile İran rejiminin iç baskıcı politikalarının kesiştiği bu noktada, Kürdistan’ın doğu parçasının potansiyel bir çatışma alanına dönüşme olasılığı yüksektir. KKP olarak, bu tehlikeli oyunun her iki tarafına da karşıyız; ne emperyalist müdahaleye ne de halkımızı sindiren sömürgeci şovenizme teslim olmayacağız.

Kürt halkı, yüzyıllardır sömürgeci baskı, inkar, imha, zoraki göç ve asimilasyon politikalarına maruz kalmasına rağmen barış ve özgürlük talebinden vazgeçmemiştir. KKP olarak, halkımızın kazanımlarına yönelik saldırıların ve Kürdistan’ın farklı parçalarındaki işgal ve savaş politikalarının derhal son bulmasını talep ediyoruz. Kürt halkının kendi kendini yönetme hakkına, siyasal statüsüne ve demokratik iradesine saygı gösterilmesi, yalnızca Kürt halkı için değil, bölgedeki bütün halkların barış içinde yaşaması için de temel bir zorunluluktur.

Kalıcı barış, halkların iradesinin tanınması, eşit hakların güvence altına alınması ve demokratik çözüm yollarının işletilmesiyle mümkündür. Bu nedenle Türk, Kürt, Arap, Fars, Ermeni, Süryani ve bölgedeki tüm halkları; savaş politikalarına, milliyetçiliğe, işgale ve halk düşmanlığına karşı ortak bir barış iradesi geliştirmeye çağırıyoruz. Savaşın halklar arasında yarattığı düşmanlığı aşmanın yolu, karşılıklı tehditleri ve çatışmayı derinleştiren dili terk ederek diyalog ve dayanışmayı güçlendirmektir.

Barış aynı zamanda Kürtlerin kendi iç meselesidir de. Kürt siyasi parti ve hareketleri, birbirlerine karşı gerilimi artıran ve halkımızın kazanımlarını zayıflatan tutumlardan uzak durmalı; sorunların çözümünde diyalogu, karşılıklı saygıyı ve ulusal demokratik dayanışmayı esas almalıdır. Kürdistan’ın bütün parçalarını birleştiren ortak değerler, ayrışmanın değil, iç barışın ve ortak mücadelenin zemini yapılmalıdır.

KKP, dünya halklarının emperyalist savaşa karşı barış; işçi sınıfının ve emekçi halkların kapitalist sömürüye karşı özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin bir parçasıdır. Savaşların, sömürünün ve kitlesel yoksulluğun kaynağı olan kapitalist düzene karşı halkların örgütlü mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.

1 Eylül’de tüm demokrasi güçlerini, işçileri, emekçileri, kadınları ve gençleri savaşa karşı barışın sesini yükseltmeye çağırıyoruz. Gelin, Kürdistan’da ve dünyada halkların eşit, özgür ve kardeşçe yaşayacağı bir gelecek için mücadeleyi ortaklaştıralım.

Savaşa hayır, barış hemen şimdi!

Kürdistan’da gerçek bir barış ve çözüm için mücadeleyi büyütelim!

Yaşasın barış, yaşasın özgürlük!

Kürdistan Komünist Partisi (KKP)
1 Eylül 2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir