İbrahim ve Dörtler

Foroğraftakiler: İbrahim Kaypakkaya, Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Eşref Anyık ve Necmi Öner

İbrahim Kaypakkaya ve Dörtlerin devrimci iradelerinin kararlılığı önünde saygıyla eğilerek sömürgeci rejimi bir kez daha lanetliyoruz.

Ulusal özgürlük ve sosyalim kavgasında ebedileşen İbrahim Kaypakkaya ve özgürlük meşalesi Dörtlerin şahsında yitirdiğimiz tüm yurtseverleri, devrimcileri ve komünistleri saygıyla anıyoruz.

Kürdistan ulusal özgürlük ve sosyalizm kavgasında yaşattığımız, yaşatacağımız bu değerlerimizin, bize bıraktıkları devrimci mücadele mirasını, bundan sonrada unutmayacağız, devam ettireceğiz.

1948 yılında Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya köyünde dünyaya gelen 68 kuşağının devrimci önderlerinden birisi olan İbrahim Kaypakkaya 49 yıl önce Diyarbakır Cezaevi’nde gördüğü işkenceler sonrasında yaşamını yitirir. Yaralı yakalandığı andan itibaren işkenceli ağır sorgu sürecinde ser verip sır vermeyen Kaypakkaya’nın paramparça edilmiş cesedi babasına teslim edilir. Ölüm sebebi kayıtlara intihar olarak geçirilir.

Kaypakkaya; “Kürtlere yapılanlara sessiz kalmak iğrenç bir şovenizmdir” diyerek ulusların kendi kaderini tayini doğrultusunda Kürt sorunu konusunda net bir tutum alarak devletin asimilasyon politikaları ile rejimin Kemalist karakterini açığa çıkardığı için temel hedefti ve bu yüzden katledildi.

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinden sonra katliam ve saldırıların en ağır yaşandığı yerlerden birisi Kürdistan coğrafyasıdır. Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi vahşetin yaşatıldığı, iradenin teslim alınmaya çalışıldığı yerdir. Devrimci tutsakların; “Ya Türk’sün ya da ölü; ihanet et, köleleş!” diyerek inkâr ve imha politikalarına karşı bedenlerini meşaleye dönüştürerek bariyer örerler.

17 Mayıs 1982’de Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Eşref Anyık ve Necmi Öner Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde bedenlerini özgürlük meşalesine dönüştürerek rejime teslim olmayacaklarının, iradelerinin teslim alınamayacağı mesajını verirler.

İbrahim Kaypakkaya ve Dörtlerin devrimci iradelerinin kararlılığı önünde saygıyla eğilerek sömürgeci rejimi bir kez daha lanetliyoruz.

Ölümsüz İbo yoldaş “Türkiye’nin geleceği çelikten yoğruluyor; belki biz olmayacağız ama bu çelik aldığı suyu unutmayacak” diyerek bizlere bıraktıkları devrimci mirası unutmadan, mücadele alanlarında özgürlük ve sosyalizm bayrağını dalgalandıracağımız bilinmelidir.

Kürdistan Komünist Partisi – KKP

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.