Gezi Direnişi halktır, yargılanamaz

Gezi Direnişi halktır, yargılanamaz

Gezi Direnişi’ni yargılamak hiçbir siyasi iktidarın işi olmadığı gibi her yönüyle kirlenmiş AKP+MHP iktidarının işi hiç değildir. Gezi sizleri yargılar, siz geziyi yargılayamazsınız.

İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi dün görülen Gezi davasında kararını verdi. Mahkeme açıkladığı kararla, 4,5 yıldır tutuklu olan iş insanı Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi’ye ise 18’er yıl hapis cezası vererek tutuklanmalarına hükmetti. 

Öncelikle mahkemenin verdiği bu karar baştan sona siyasi bir karardır. Bu karar aynı zamanda siyasi iktidar için Gezi Direnişi’nden alınan bir intikam meselesidir. Bu intikamı daha önce yine yargı eliyle almak istediler ama iki defa eli boş kalan iktidar ancak üçüncüsünde ısmarlama mahkeme heyetinin aldığı karar sonucu intikam duygularını tatmin etmiştir.

Sadece Gezi kararı mı siyasi? Tabi ki hayır! Devletin toplumsal hak arama hareketlerine karşı yaklaşımının kısa bir özetidir Gezi kararı. Kobani davası, sosyal medya davaları, içeride tutuklu bulunan sanatçılar, gazeteciler ve 10 binlerce siyasi tutsağın devam eden veya sonuçlanmış davaları hepsi siyasidir. Tıpkı dün Dersim, Koçgiri, Şeyh Sait… isyanlarında olduğu gibi. Bugün de İstanbul 13’üncü Ağır Ceza’nın Gezi Davası kararı siyasidir. AKP+MHP iktidarı öncesi siyasi kararları devlet kendince yasalarına uyduruyordu, şimdi ise yasalarını siyasi kararlarına uyduruyorlar. Nereden bakarsanız bakın hukuksuzluk, vicdansızlık…

Sözde mahkemelerinizin verdiği bu kararlar yok hükmündedir, reddedilmelidir, demokratik tepki gösterilmelidir. Tıpkı Gezi isyanında AKP iktidarına gösterilen demokratik tepkide olduğu gibi.

Gezi Direnişi’ni yargılamak hiçbir siyasi iktidarın işi olmadığı gibi her yönüyle kirlenmiş AKP+MHP iktidarının işi hiç değildir. Gezi sizleri yargılar, siz geziyi yargılayamazsınız.

Çünkü:

Gezi; gençlik başta olmak üzere halkların temel hak ve özgürlüklerinin gasp edilmesine ve kentte kuşatılıp yalnızlaştırılarak teslim alınmak istenen bireyin demokratik isyanıdır.

Gezi; insanların parklarda nasıl gezip dolaşacaklarından ne yiyip içeceğine, ev içi yaşantılarından, kaç çocuk doğuracaklarına ve nasıl giyinmeleri gerektiğine kadar her şeye karışan AKP iktidarına karşı özellikle genç kitlenin sokakla buluşmasıdır.

Gezi; diktatörlük yönelimlerine, rüşvet, yolsuzluk, hırsızlığa ve vahşi kapitalizmin ağırlaşan sömürüsüne karşı halkların kendiliğinden gelişen bir isyanıdır.

Gezi; özgürlük, devrim, sosyalizm ve Kürt özgürlük mücadelesinin gelecekte nasıl olacağının habercisidir.

Hepimiz oradaydık ve gördük, Gezi halkın kendisidir ve yargılanamaz!

Bu halk Gezi’de katledilen gencecik insanların katillerini mutlaka ama mutlaka yargılayacaktır.

Yaşasın Gezi Direnişi!

26.04.2022

Kürdistan Komünist Partisi – KKP

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.